Plajlarınıza Cesetlerimiz Vurduysa Özür Dileriz

Ben hiç savaşa gitmedim. Askerlik zamanı elimize tutuşturdular silahı, onda da 1 atışım var. “Savaşabilecek” bir özüm olduğunu da sanmıyorum – umarım sınanmam. “Siperde ateist olmaz” sözünü duyduğumda lise yaşlarındaydım. Din konusu henüz tereddüttü içimde. Sonraları tanrıyı dinden hariç de bulabileceğimi öğrendim kendi kendime. Sabah uyandığımda gazete kupüründe görmüştüm sahile vuran küçücük cesedi. Ağladım. Birçoğumuz ağladık belki. Hiçbir şey yapmadan hayata devam ettik. Dönüp dönüp resmi gözümde canlandırdığımda hala içim buruluyor; hiçbir şey yapmadan devam ediyorum, birçoğumuz gibi....

Şubat 29, 2020 · 2 dk

Deprem Oldu Bitti, Herkese Geçmiş Olsun

Geçtiğimiz hafta birçok yerden, depremde binalarının sağlam olup olmadığı ve bu yönde yapılabilecek tetkik ve araştırmalara yönelik sorulara denk geldim. Depremde binanızın sağlam kalıp kalmayacağını bilmenin bizim ülkemizde mümkün olmadığı düşüncesindeyim. Bunun nedenleri ayrı bir tartışma konusu. Burada paylaşmak istediğim, deprem olduktan ve enkazdan/binadan sağ çıktıktan sonra İstanbul’da neler yaşayabileceğimiz ve ne tedbirler alabileceğimiz üzerine fikir yürütmek. Ne de olsa binanın hasar alıp almaması kontrolünüzde değil ancak sağ çıktığımızda bizi bir mücadele bekliyor olacak, bir miktar da olsa bu süreç üzerinde kontrol sağlayabiliriz....

Ekim 7, 2019 · 7 dk

İzleniyoruz...

Hepimiz, kullandığımız cep telefonları ve bilgisayarlar aracılığıyla izlendiğimizi biliyoruz. Bu konuda “uygulamalı” fikir edinmek isterseniz bu yazı ilginizi çekebilir… İyi bir Android kullanıcısı olarak ve son dönem yenilenen işletim sisteminde, yüklediğim her uygulamanın talep ettiği izinleri bildiğimi ve bunları kontrol altında tuttuğumu düşünüyordum. Ancak farkında olmadığım, benden hiç izin almadan ve bana hiç bilgi vermeden, yazılımların içine yerleştirilmiş, bilgilerimi reklam / takip sitelerine yönlendirilen “küçük kodlar” varmış. “Tracker” (izci) tabir edilen casus gibi yerleştirilen bu küçük kodlar, habersiz ve arka planda çalışıyor....

Ekim 2, 2019 · 3 dk

Edebiyat Terapi

"…Verdiğin şey yanlızca borç ya da birine kefillik olsun, ardında bıraktığın bir rakam olsun ama o insanı mutlu eden birşey olmasın. Kişi ilk başta verirken [karşılıksız], karşısındakiler için verdikleri önce artı değer. Ama orada veren gerçek benlik değil, egosu. Bir insan, ister annesi ister çocuğu olsun, bir başkasına birşey veremez. İnsanın varoluşuna aykırı. İnsanın varoluşu kendi bireyselliği, kendi varlığıdır. Kendimizden çıkıp karşımızdakine geçmek mümkün değil. Birine birşey verirken ardında hep kendi çıkarımız yatar....

Mayıs 11, 2019 · 3 dk